Çocukluk Döneminde IG G2 Düzeylerindeki Düşüklük Sunumu

Çocukluk Döneminde IG G2 Düzeylerindeki Düşüklük

  • Ig G yapı ve fonksiyon olarak dört farklı alt gruptan oluşmaktadır.
  • Ig G1 klasik yoldan kompleman sistemine bağlanmada  Ig G2 ve Ig G3 ’den daha iyidir.
  • Ig G4 ise C1-q ’ya dolayısıyla da kompleman sistemine bağlanamaz.
  • Ig G1 ve Ig G3 Fc reseptörlerine Ig G2 ve    Ig G4 den daha yüksek afinite ile bağlanmaktadır.
  • Protein antijenlere karşı antikorlar çoğunlukla Ig G1 ve Ig G3 alt gruplarındandır.
  • Polisakkarit antijenlere karşı ise genellikle Ig G2  alt grubudur.
  • Ne yazık ki Ig G2 antikorları plasentayı geçmede oldukça etkisizdirler.
  • Bu yenidoğanlar için dezavantajdır ve bu durum adolesan dönemine kadar devam etmektedir.
  • Çünkü Ig G2 üretimi yavaştır ve erişkin düzeyine ancak adolesan dönemde ulaşacaktır.
  • Buna karşılık Ig G1 düzeyleri erişkin düzeyine 3-4 yaşlarında ulaşmaktadır.
  • Anti polisakkarit antikorları da hayatın ilk 2-3 yılında etkisizdir.

 

  • Düşük Ig G2 düzeyleri (Ig G4 düşüklüğü ile birlikte veya değil) ve Ig A eksikliği tekrarlayan enfeksiyonlarla ilişkilendirilmektedir.
  • Düşük Ig G2 düzeyleri ile S.Pneumonia,H.influenza ve diğer kapsüllü bakterilerle infeksiyonlar rapor edilmiştir.Bu hastaların bazılarında polisakkarit antijenlere karşı tam olmayan yanıt da söz konusudur.
  • Bazı çalışmalar Ig G2 düzeyleri düşük asemptomatik kişileri tespit etse de,bunlarda polisakkarit antijenleri kapsayan aşılara karşı cevabın normal olduğunu göstermektedir.
  • Dahası tekrarlayan bakteriyel enfeksiyonlara ve azalmış antipolisakkarit antikor üretim kapasitesine rağmen bazı hastalarda normal Ig G alt grupları saptanmaktadır.
  • Çocuklarda Ig G2 düzeylerinin düşüklüğü ve bunun gelişimi açıklığa kavuşmamıştır.
  • Bu çalışmada normal total Ig G düzeylerine karşılık düşük Ig G2 düzeyleri olan hastalar konu edilmiştir.
  • Tüm vakalar infant ve erken çocukluk döneminde saptanmıştır.

METOD

  • 1987-2005 tarihleri arasında immünoloji kliniğine başvuran hastalardan seçilmiştir.

                   -Normal Ig G

                   -Düşük Ig G2

                   -Düşük veya eksik Ig G4 düzeyleri

  • İyi tanımlanmış primer immün yetmezliği olan çocuklar( kronik mukokutanöz kandidiazis,kombine immün yetmezlik,
  • Wiskott-Aldrich sendromu,ataksi telenjiektazi gibi) çalışmaya alınmamıştır.

Kriterleri kapsayan hastalarda:

  •    Cinsiyet,
  •    Başvurma yaşı,
  •    İlk başvuru nedeni,
  •    Takip durumu,
  •    Serum Ig G,Ig A,Ig M ve Ig G alt grupları düzeyleri (tanı döneminde ve her kontrolde)  değerlendirilmiştir.
  • Polio,
  • Tetanoz,
  • Kızamık,
  • Kızamıkçık,
  • Kabakulak antikor titreleri takip edilmiş
  • Pnömokok aşısına cevap ölçülmüştür.
  • Kriterler karşılayan 13 hasta
  • Başvuru sırasında 1 – 4.5 yaş
  • 6 ay – 6 yıllık ….takip
  • Tekrarlayan enfeksiyonlar nedeniyle başvurmuştur.
  • 7 hasta …….tekrarlayan otitis media
  • 4 hasta……. üst solunum yolu enfeksiyonu
  • 2 hasta …… > 1 pnömoni atağı
  • 3 hasta……. tekrarlayan sinüzit
  • 4 hasta……. tekrarlayan diare atakları
  • 1 hasta……. tekrarlayan varisella enfeksiyonları

Ve enfeksiyon öyküsüne ek olarak 2 hasta astım ve bunlardan birinde + egzama mevcuttur.

  • Takip esnasında hastaların hiçbirinde major invazif enfeksiyon tespit edilmemiştir.
  • Pnömoni atağı,akut sinüzit,abse veya menenjit gelişmemiştir.
  • Bununla birlikte takip sırasında 5 hastada normal sıklıkta üst solunum yolu enfeksiyonu veya otitis media saptanmıştır.
  • 1 hastada ise Ig G2 düzeylerinin normale dönmesine rağmen tekrarlayan sinüzit atakları görülmüştür.

 

  • Serum Ig G ve Ig M düzeyleri tüm hastalarda normal,
  • Ig A düzeyleri alt sınırda olsa bile ölçülebilen düzeylerdeydi.
  • 13 hastanın 12’sinde tetanoz aşısına cevap normal,
  • Bir hastada ise tekrar aşılama sonrasında normale geldi.
  • Polio ve Pnömokok aşısına karşı cevap tüm hastalarda normaldi.

 

  • Tüm hastalar düşük Ig G2 düzeylerine sahipti.
  • Ek olarak 3 hastada Ig G4 düzeyleri de azalmıştı.
  • Hastaların takip periyodunda Ig G2 düzeyleri referans aralıklarına ulaştı.
  • Ig G4 düzeyleri düşük olan üç hastada da bu düzeyler normal düzeylerine ulaştı.

 

  • 13 hastanın……..üçünde :
  • geçici hipogamaglobulinemi öyküsü mevcuttu.
  • Ig G düzeyleri normale dönmesine rağmen bu hastalarda Ig G2 düzeyleri 1 – 4.5 yıllık dönemde düşük düzeylerde seyretti.

Tartışma

  • Bu çalışmada düşük Ig G2 düzeylerinin sonuçları çalışılmıştır.
  • Ig G2 eksikliğinin patogenezi halen bilinmemektedir.
  • İnfantlardaki Ig G2 üretimindeki gecikme fizyolojik olarak görünmektedir.
  • Bu çalışmada sözü edilen vakaların bu fizyolojik prosesin abartılmış hali olması da muhtemeldir.
  • Alternatif olarak düşük Ig G2 düzeyleri geçici hipogamaglobulineminin bir parçası veya son aşaması olabilir.
  • Bu nedenle total Ig G düzeylerinin normale dönmesine rağmen Ig G2 düzeyleri bir süre daha düşük kalmış olabilir.
  • Gerçekten de bu serideki 3 hastada geçici hipogamaglobulinemi öyküsü mevcuttur.
  • Olası olarak diğer hastalarda geçici hipogamaglobulinemi. Ig G2 düzeylerindeki düşüklük tespit edilmeden düzelmiş olabilir.
  • Bu senaryoya uygun olarak da geçici hipogamaglobulinemi ve düşük Ig G2 düzeylerine sahip asemptomatik bireyler tespit edilmiştir.
  • Tekrarlayan sinopulmoner enfeksiyonlar yakın zamana kadar düşük Ig G subgrubları ile ilişkilendirilmiştir.
  • Özellikle polisakkarit antikorların büyük kısmını oluşturan Ig G2 düzeylerindeki azalmanın kapsüllü bakterilerle olan enfeksiyonlardaki artışın temeli olduğu düşünülmüştür.
  • Son zamanlarda yapılan çalışmalar ise bu teoriyi desteklememektedir.

 

  • Düşük Ig G2 düzeylerine sahip çocuklarda polisakkarit antijenlerle aşılamaya cevap normal saptanmıştır.
  • Antipolisakkarit antikor üretme kapasitesi düşük olan çocuklarda,normal serum Ig G2 düzeyleri saptanmıştır.
  • Bazı asemptomatik bireylerde çeşitli Ig G alt gruplarında ağır zincir defektleri saptanmıştır.

 

Sonuç

Düşük Ig G2 düzeyleri olan hastaların takibi:

  • Bunun geçici ve biyolojik olarak sınırlandırılmış bir durum olduğunu,
  • Birçok vakada,bu olayın Ig G2 üretimindeki ve maturasyonundaki gecikmenin abartılı bir yansıması olabileceğini,
  • Geçici hipogamaglobulineminin son aşaması olma olasılığını göstermektedir.