Emziren anneler, koronavirüs aşısı Biontech aşısını yaptırıp yaptırmama konusunda kararsız; aşının çocuklarına zarar verip vermeyeceği konusunda bazı endişeler yaşıyorlar. Ayrıca çocuğunda besin alerjisi veya egzama olan anneler emzirirken ne yapacakları konusunda daha da endişeli. Peki emziren anneler koronavirüs aşısı olabilir mi? Biontech aşısı olabilir mi? Sizlere bu soruların cevabını bilimsel bilgilerle vermeye çalıştık.

Emziren Anneler Neden Endişeli?

COVID-19 aşılarının klinik çalışmalarında gebelerin ve emziren annelerin çalışma dışında tutulmasından dolayı aşının güvenliği ve etkinliği konusunda sınırlı veri vardır. Bu da annelerin kararsız olmasına neden olmaktadır. Bazı aşıların da pıhtılaşma problemlerine neden olduğuna dair yapılan haberler de bu endişeleri artırmıştır.

İngiltere’de aşıların yapılmaya başladığı ilk zamanlarda gebelik döneminde aşı uygulanmaması, emzirme döneminde aşı uygulanmaması ve ilk aşıdan sonra üç ay gebelik düşünülmemesi önerisinde bulunulmuştur. Aralık 2020 sonrasında gebe kalmaya çalışan kadınların aşılamadan sonra gebelikten kaçınmaları gerekmediğini belirtildi. Ocak ayından itibaren Public Health England, “yanlışlıkla aşılamanın ardından gebeliğin sonlandırılmasının tavsiye edilmemesi gerektiğini” bildirdi ve daha sonra hamile bir bireye bir COVID-19 aşısı verilirse, aşının canlı SARS-CoV-2 virüsü içermediğine ve bu nedenle kendisinde veya vücudunda COVID-19 enfeksiyonuna neden olmayacağına dair güvence verilmesi gerektiği bildirilmiştir.

İrlanda’da izin verilen üç COVID-19 aşısının tümü, 14 haftadan küçük veya 36 haftadan fazla hamile kadınlar için önerilmemektedir (kadınlar 36 haftadan fazla hamileyse aşı doğum sonrasına ertelenmelidir).

Sonuç olarak koronavirüs aşıları konusunda ilk zamanlar gebeler ve emziren anneler ve gebelik düşüncesinde olanlara negatif yönde bildirimler bulunulmasından dolayı gebeler, gebelik planlayanlar ve emziren anneler endişelenmekte haklılar.

Biontech Aşısı

Bir lipid nano parçacığı tarafından kapsüllenen mRNA, SARS-CoV-2’nin insan hücrelerine girmesini ve replikasyon sürecini başlatmasını sağlayan kısmı olan spike glikoprotein antijenini kodlar. Vücudun hücreleri aracılığıyla üretilen spike glikoprotein, bağışıklık hücrelerini SARS-CoV-2’ye karşı antikorlar oluşturması için uyarır. Bu aşılar canlı virüs aşıları değildir, adjuvan kullanmazlar, hücre çekirdeğine girmezler, aşı alıcılarının DNA’sı ile etkileşime girmezler veya genetik değişikliklere neden olmazlar ve mRNA birkaç gün sonra doğal olarak bozulur. Bu özellikler onların bazı genetik değişikliklere neden olmalarını engeller. Bu nedenle, Biontech aşısı, hamile kadınlar veya aşılı hamile kadınlardan gelen fetüsler dahil olmak üzere aşı alıcılarında SARS-CoV-2 enfeksiyonuna veya COVID-19’a neden olamaz.

Bu aşıların özellikleri, etki mekanizmaları, hamile olmayan bireyler üzerinde yapılan klinik deneylerin sonuçları, güvenlik ve etkinlik profillerinin hamile olmayan bireylerde gözlenenden farklı olmadığını göstermektedir.

COVID-19 Aşıları Pıhtılaşmaya Neden Olur Mu?

COVID-19 AstraZeneca aşısı ile aşılanmış çok az sayıda bireyde düşük sayıda trombosit gibi olağandışı özelliklere sahip bazı tromboembolik olaylar meydana geldiğinden bu aşı için bazı endişeler dile getirilmiştir. Aşı alıcıları, yakın zamanda COVID-19 Aşısı AstraZeneca almış az sayıda kişide tromboembolik olayların bildirildiği konusunda bilgilendirilmelidir.

EMA’nın PRAC’ı, sağlık uzmanlarını COVID-19 AstraZeneca aşısı alıcılarında olası tromboembolik vakalara karşı aşılamadan 3 gün sonra uyanık olmaya çağırıyor ve bu alıcıları tromboembolizm semptomları (örneğin; kolay kanama veya morarma ve özellikle aşının ötesinde kalıcı veya şiddetli baş ağrısı) için acil tıbbi yardım almaları konusunda uyarmalarını tavsiye ediyor. Ülkemizde Astra Zenaca aşısı yapılmamaktadır. Biontech aşısı sonrası da çok nadir de olsa bildirilen pıhtılaşma problemi vardır.

Koronavirüs Enfeksiyonu Ciddi Hastalığa Neden Oluyor!

Koronavirüs şimdiye kadar 3 milyon insanın ölmesine neden olmuş önemli bir hastalıktır. Her ne kadar gebeler ve emziren annelerin bu virüse daha sık yakalandıklarına dair bir veri olmasa da gebeler şiddetli COVİD-19 için risk faktörüdür.

Büyük çalışmalardan elde edilen veriler, hamile kadınların yaklaşık %8-11’inin COVID ile ilgili morbidite için hastaneye yatırılması gerektiğini ve hamile kadınların %2 ile %4’ünün yoğun bakım ünitesine yatırılması gerektiğini göstermektedir.

Bazı araştırmalara göre, hamile kadınlarda ileri anne yaşı, gebelik öncesi obezite, astım, kardiyovasküler hastalık, pregestasyonel diyabetes mellitus, kronik hipertansiyon, kronik akciğer hastalığı, sağlık bakımı gerekliliği, meslek gibi ciddi COVID-19 için bazı risk faktörlerinin varlığı daha ciddi COVID-19 hastalığına neden olduğu bildirilmiştir.

Ek olarak, COVID-19’lu hamile kadınların erken doğum riskinde artış olabilir. Bu kanıtlar göz önüne alındığında, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), hamileliği ciddi COVID-19 riskinde artışa yol açan bir faktör olarak dahil etmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü özellikle sağlık çalışanı olan gebelerin ve kronik hastalığı olan gebelerin COVID-19 için riskli olduğunu bildirmiştir ve bu grubun özellikle aşı olmasını tavsiye etmiştir.

Emziren kadınları aşılayın

Ne yazık ki şimdiye kadar emziren kadınlar COVID-19 aşı denemelerine dahil edilmedi, bu nedenle şu anda belirli bir güvenlik verisi mevcut değil.

Güvenlik söz konusu olduğunda, inaktive edilmiş ve rekombinant bir aşının anne sütüyle beslenen yenidoğan veya bebeğe nasıl zarar vereceğine dair makul bir biyolojik mekanizma henüz önerilmemiştir.

Sadece iki canlı zayıflatılmış aşı, çiçek hastalığı ve sarı humma, emziren kadınlar veya bebekleri için risk oluşturuyor gibi görünmektedir. Canlı aşılardaki virüsler annede çoğalabilse de çoğu insan sütüne geçmez. Örneğin; suçiçeği aşısı virüsü ve sütle atılabilen virüsler genellikle bebeğe bulaşmaz ve enfeksiyonun meydana geldiği yerde bu virüs zayıflatıldığı için iyi tolere edilir. Bugüne kadar, dünya çapında ülkeler tarafından onaylanmış canlı atenüe aşı yoktur.

Emzirme, bebek ve küçük çocukların gelişimi ve korunması için en iyi beslenme şekli olduğundan, anne sağlığına katkıda bulunur ve DSÖ, yaşamın ilk 6 ayı yalnızca anne sütü ile beslenmeyi, ardından 2 yaşına kadar uygun tamamlayıcı gıdalarla emzirmeye devam edilmesini önerir. İstisnai durumlar olmadıkça emzirme her zaman desteklenmelidir. Annede SARS-CoV-2 enfeksiyonu ve buna bağlı yenidoğan enfeksiyon riski bile emzirmeyi önermemek için bir neden değildir. Gerçekten de anne sütü, enfeksiyonu hafifletmeye katkıda bulunan anti-enfektif ve anti-inflamatuar faktörler içerir. Maternal influenza enfeksiyonu ve influenza aşısı üzerine yapılan çalışmalar, emzirmenin hem anne enfeksiyon kaptığında (ancak annede sekel ve bebekte enfeksiyon riski vardır) hem de anne influenzaya karşı aşılandığında yenidoğanın korunmasına yardımcı olduğunu göstermiştir. Aşı tarafından uyarılan antikorlar ve T-hücreleri pasif olarak anne sütüne geçebilir ve bebeği spesifik enfeksiyonlardan koruyabilir. Bu, COVID-19 aşıları ile de ortaya çıkabilir. Erken kanıtlar umut verici görünüyor: SARS-CoV-2 enfeksiyonu olan annelerin sütünde SARS-CoV-2 zaten tespit edilmiştir ve COVID-19 aşılı annelerde bulunmuştur.

Çalışma sonuçları, anne sütündeki SARS-CoV-2 antikorlarını, emzirilen bebeklere pasif bağışıklık olasılığını ve onları COVID-19 hastalığına karşı koruduğunu gösteriyor. Bu erken yayınlanmış sonuçlar umut vericidir, ancak anne COVID-19 aşısının anne sütüyle beslenen bebeklere pasif bağışıklık kazandırabileceğini doğrulamak için başkalarına ihtiyaç vardır.

COVID-19 aşısıyla ilgili riskler ile annenin COVID-19 aşısı ve emzirmenin faydaları arasındaki karşılaştırmadan, aşının güvenliğine ilişkin teorik risklerin aşı almanın potansiyel faydalarından daha ağır bastığı görülmemektedir. Bu nedenle, şu anda tüm kılavuzlar, aşı kriterlerini karşılayan emziren kadınlara COVID-19 aşısının önerilmesi konusunda hemfikirdir.

Dikkate alınan sağlık sistemlerinin hiçbiri, doğum sonrası veya emziren kadınlar COVID-19 aşısı için öncelikli grup değildir. Bunun nedeni, kanıtların doğum sonrası veya emziren kadınların SARS-CoV-2 enfeksiyonu veya şiddetli COVID-19 riski doğum sonrası olmayan veya emzirmeyen kadınlara göre daha yüksek olduğunu öne sürmemesidir.

Doğurganlık tedavileri ve aşılama

Bununla birlikte, aşının doğurganlık üzerindeki potansiyel etkileriyle ilgili her gün birçok soru ortaya çıkıyor ve bu sorular hala cevapsız. Aynı zamanda Üreme ve Klinik Bilimciler Derneği ve İngiliz Doğurganlık Derneği tarafından da onaylandığı üzere, aşının çiftin doğurganlığını etkileyebileceğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını bildirerek bu konuyla yakın zamanda karşılaştı.

Aşı olan erkek ve kadınlarda, yardımcı üreme tedavilerinin aşı tamamlandıktan sonra en az birkaç gün ertelenmesi ihtiyatlı görünmektedir.

İngiliz Doğurganlık Derneği, tekrarlayan düşük öyküsü olan ve tekrar gebe kalmaya çalışan kadınlar için COVID-19 aşısının ertelenmemesini önermektedir.

Sonuç

Hamilelik durumu veya emzirme nedeniyle kadınlar aşılamadan dışlanmamalıdır. Gebe kadınların COVID-19 aşısından men edilmesi hamile kadınları ve çocuklarını ciddi risklere karşı savunmasız bırakır. Kadınları kendi sağlıkları ve yavrularının sağlığı ile ilgili kararların dışında bırakır. Varsayılan pozisyon, hamile veya emziren kadınların sadece belirli gerekçelerle gerekçelendirildiği takdirde hariç tutulduğu bir “dahil olma karinesi” olmalıdır.

Hamile kadınlarla ilgili klinik deney verilerinin mevcut olmaması nedeniyle, hamile kadınlar ve yavruları için aşıların güvenliğini aşağıdaki bilgiler aracılığıyla değerlendirmeye devam etmeliyiz: 

  • COVID-19 aşılarının özellikleri ve etki mekanizması,
  • Hamile olmayan yetişkin popülasyonda denemeler sırasında uygulanan COVID-19 aşılarının güvenlik verileri,
  • DART hayvan modeli çalışmalarından elde edilen COVID-19 aşılarının güvenlik verileri,
  • COVID-19 aşılarının güvenlik verileri denemeler sırasında yanlışlıkla aşılanmış hamile kadınlardan elde edilen veriler,
  • Gözetim sistemleri ve gözlemsel çalışmalar sayesinde hamile kadınlardan elde edilen COVID-19 aşılarının güvenlik verileri.
  • Bu tür veriler, COVID-19 aşısıyla ilgili kararın dayandırılacağı bir dizi kanıt sağlayabilir.
  • Diğer şüpheler aşının etkinliği ile ilgilidir. Bazı şüpheler yanlış bilgiden kaynaklanır ve asılsızdır. Sürekli endişe verici haberler, daha sonra SARS-CoV-2 ile enfekte olan bazı COVID-19 aşılı kadınları bilgilendiriyor.
  • Bazı şüpheler kurulur; aslında, orijinal virüsün SARS-CoV-2 varyantları üzerinde COVID-19 aşılarının koruma süresi ve etkinliği bilinmemektedir.

Sonuç olarak emziren anneler 

  • Emziren annelerin covid enfeksiyonun yakalanmaması için aşılarını olmaları faydalı olur.
  • Covid -aşıları canlı aşı olmaması ve anne sütünden aşının geçtiğini  gösteren kanıt olmaması ,
  • Aşıların oluşturduğu antikorların anne sütünden geçerek çocuğu koruması,
  • Aşıların faydalarının risklerine göre daha fazla olması nedenleriyle emziren annelerin aşı olması faydalı olur. Emzirmeyi kesmelerine gerek yoktur.
  • Emziren anneler, gerek Sinovac gerek Biontech gerekse Rus aşısı yaptırabilirler.

Tüp bebek tedavisi görenlerde aşılama

  • Tüp bebek tedavisi gören annelerin COVID 19 enfeksiyonuna yakalanmaması için aşılarını olmaları faydalı olur.
  • Tüp bebek tedavilerinin aşının yapılmasından birkaç gün sonra yapılması faydalı olur
  • Gerek Sinovac gerek Biontech gerekse Rus aşısı yaptırabilirler.

Gebelik düşünenler

  • Gebelik düşünenlerin koronavirüse yakalanmamak için aşılarını olmaları faydalı olur.
  • Covid aşılarının canlı aşı olmaması,
  • Doğurganlığa zararlı etkilerinin olmaması,
  • Anne karnındaki çocuğa zarar verdiğini gösteren kanıt olmaması nedenleriyle,
  • Aşıların faydalarının risklerine göre daha fazla olması nedenleriyle gebelik düşünenlerin aşı yapılması faydalı olur. Aşı öncesi gebelik testi yapmalarına gerek yoktur.