Çocukluk dönemi, hızlı büyüme ve gelişmenin, dünyayı keşfetmenin ve enerjik oyunların zamanıdır. Ancak bu dönemin gölgesinde, masum gibi görünen ama zamanla yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilen bir tehdit yatmaktadır: Alerjiler. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, alerjik hastalıklar sadece Türkiye’de değil, küresel çapta da çocukların en yaygın kronik hastalıkları arasında yer almaktadır. Basit bir bahar nezlesi gibi başlayan durumlar; kontrol altına alınmadığında, ileride kronik astım, şiddetli besin alerjileri ve kalıcı egzama (atopik dermatit) gibi daha karmaşık ve tehlikeli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Birçok ebeveyn, çocuklarının sürekli burun akıntısını “üst solunum yolu enfeksiyonu” veya “sürekli hasta olma” durumu olarak etiketleyebilir. Keza, kaşıntılı döküntüleri de “pişik” ya da “cilt hassasiyeti” olarak görüp geçiştirebilir. Oysa bu belirtilerin arkasında yatan gerçek sebep genellikle bağışıklık sisteminin zararsız maddelere (alerjenlere) aşırı tepki vermesi, yani alerjidir. Yanlış teşhis veya gecikmiş doğru tedavi, sadece çocuğun fiziksel rahatsızlığını uzatmakla kalmaz, aynı zamanda okul performansını, uyku düzenini ve sosyal hayatını olumsuz etkiler.
Peki, çocuğunuzun alerjik semptomlarının gerçekten bir alerji olup olmadığını, eğer alerjiyse hangi alerjene karşı geliştiğini ve en önemlisi doğru tedavi planının ne olduğunu kim belirleyebilir? İşte tam bu noktada, alanında uzmanlaşmış yetkin bir hekime, yani Çocuk Alerji Uzmanına ihtiyaç duyulur.
- Çocuk Alerji Uzmanı Kimdir ve Farkı Nedir?
- Çocuklarda Alerjilerin Temel Belirtileri: Ne Zaman Şüphelenmeli?
- Çocuk Alerji Uzmanına Ne Zaman Başvurulmalı?
- Çocuk Alerji Uzmanı Tanı Yöntemleri: Gizemi Çözmek
- Çocuk Alerjilerinde Tedavi ve Yönetim Stratejileri
- Çocuk Alerji Uzmanı Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Sıkça Sorulan Sorular
Çocuk Alerji Uzmanı Kimdir ve Farkı Nedir?
Çocuk Alerji Uzmanı (resmi adıyla Pediatrik İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı), altı yıllık tıp eğitiminin ardından en az dört yıl Pediatri (Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları) Uzmanlığı eğitimi almış, bunun üzerine ek olarak üç yıl daha üst ihtisas yaparak alerjik hastalıklar ve bağışıklık sistemi bozuklukları konusunda derinlemesine bilgi ve deneyim kazanmış hekimdir.
Standart bir çocuk hekimi, alerji şüphesi durumunda ilk değerlendirmeyi yapabilir, ancak alerji testlerinin yorumlanması, spesifik alerjik hastalıkların (özellikle astım ve anafilaksi riski taşıyan besin alerjileri) kesin tanısının konulması ve alerji aşıları (immünoterapi) gibi ileri tedavi yöntemlerinin yönetimi yalnızca bu alanda uzmanlaşmış Çocuk Alerji Uzmanının yetki ve sorumluluğundadır. Bu uzmanlık, en karmaşık ve çoklu alerjik durumların yönetimini başarıyla üstlenmek için gereklidir.
Çocuklarda Alerjilerin Temel Belirtileri: Ne Zaman Şüphelenmeli?
Alerjik reaksiyonlar vücudun birden fazla sistemini etkileyebilir. Bir Çocuk Alerji Uzmanının tanı koyarken en çok güvendiği unsur, ebeveynin detaylı gözlemleridir. Belirtilerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve hangi durumlarda kötüleştiği, doğru teşhisin ilk adımıdır. Belirtileri vücut sistemlerine göre kategorize etmek, ebeveynlerin durumu daha net anlamasına yardımcı olur.
Solunum Yolu Alerjileri: Nefesin Peşindeki Gizli Tehlikeler
Solunum yolu alerjileri, çocukluk çağında en sık rastlanan ve yaşam kalitesini en çok düşüren alerji türleridir.
a) Alerjik Rinit (Saman Nezlesi)
Alerjik rinit, genellikle polen, ev tozu akarı veya küf mantarı gibi solunum yolu alerjenlerine karşı gelişen burun içi iltihabıdır.
Sürekli Burun Akıntısı ve Tıkanıklığı: Sabahları daha belirgin olan ve şeffaf, sulu bir akıntı ile kendini gösteren durum. Nezle gibi başlayıp iki haftadan uzun sürmesi, alerjiyi düşündürmelidir.
Tekrarlayan Hapşırma Nöbetleri: Özellikle alerjenle temas sonrası arka arkaya gelen hapşırmalar.
Gözlerde Kaşıntı ve Sululuk (Alerjik Konjonktivit): Burnun yanı sıra gözlerde de kızarıklık ve rahatsızlık hissi.
“Alerjik Selam” ve Morluklar: Çocuklar burunlarını yukarı doğru kaşıma hareketi yapabilir (Alerjik Selam). Gözaltında mor halkalar (alerjik şiner) görülebilir.
b) Astım (Hırıltılı Solunum Hastalığı)
Astım, hava yollarının kronik iltihaplanması sonucu daralmasıdır. Alerjik astım, genellikle alerjik rinit ile birlikte seyreder ve Çocuk Alerji Uzmanı takibi gerektiren en önemli durumlardan biridir.
Tekrarlayan Kuru Öksürük: Özellikle gece uykudan uyandıran veya fiziksel aktivite (koşma, zıplama) sonrası başlayan inatçı öksürük.
Hırıltı ve Hışıltı: Nefes alıp verirken duyulan ıslık sesi veya göğüsten gelen hırıltı.
Nefes Darlığı: Çocuğun nefes almakta zorlandığını ifade etmesi veya göğüs sıkışıklığı hissi.
Besin Alerjileri ve Sindirim Sistemi Belirtileri
Besin alerjileri, genellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde başlar ve bazen anafilaksi (hayatı tehdit eden reaksiyon) riski taşıyabilir. Bu nedenle besin alerjisi şüphesi, bir Çocuk Alerji Uzmanına başvurmayı zorunlu kılar.
Cilt Reaksiyonları: Besin alımından dakikalar veya saatler sonra hızla ortaya çıkan kurdeşen (ürtiker) veya dudak/yüzde şişlik (anjioödem).
Sindirim Sorunları: Ağız çevresinde kaşıntı, kusma, ishal, şiddetli karın ağrısı veya bebeklerde kakada kan görülmesi (özellikle inek sütü alerjisinde).
Büyüme Geriliği: Kronik sindirim sistemi alerjilerinde besin emiliminin bozulmasına bağlı olarak çocuğun kilo alamaması.
En Sık Rastlanan Alerjenler: Türkiye’de inek sütü ve yumurta ilk sıralarda yer alırken; fındık, yer fıstığı, soya ve buğday da yaygın alerjenlerdir.
Cilt Alerjileri (Egzama ve Kontakt Dermatit)
a) Atopik Dermatit (Egzama)
Atopik dermatit, genetik yatkınlığı olan çocuklarda görülen, kaşıntılı ve kronik bir cilt hastalığıdır. Vakaların büyük bir çoğunluğunda Çocuk Alerji Uzmanı tarafından yönetilmesi gereken bir alerjik temel bulunur.
Şiddetli Kaşıntı: Özellikle geceleri artan ve uykuyu bölen kaşıntı.
Kızarıklık ve Kuruluk: Ciltte kırmızı, kuru, bazen pullanan ve sulanan lezyonlar.
Tipik Yerleşim Yerleri: Bebeklerde yanaklar ve saçlı deri; daha büyük çocuklarda ise diz ve dirseklerin iç yüzleri, bilekler ve boyun bölgesi.
b) Kurdeşen (Ürtiker)
Genellikle kırmızı, kabarık ve çok kaşıntılı döküntülerdir. 24 saatten kısa sürede kaybolup başka bir yerde tekrar ortaya çıkabilirler. Akut ürtiker, bir enfeksiyon veya besin alerjisine bağlı olabilir.
Çocuk Alerji Uzmanına Ne Zaman Başvurulmalı?
Çoğu zaman ebeveynler, çocuk doktoru takibinde başlanan standart tedavilerin yetersiz kaldığı noktada Çocuk Alerji Uzmanına yönlendirilir. Ancak bazı durumlar vardır ki, hiç vakit kaybetmeden doğrudan bu uzmana başvurmak hayati önem taşır.
Tekrarlayan ve Kronikleşen Belirtiler: Çocuğunuzun burun akıntısı, öksürüğü veya cilt döküntüleri dört haftadan uzun sürüyorsa veya yılda dört defadan fazla tekrarlıyorsa.
Tedaviye Direnç: Kullanılan burun spreyleri, antihistaminikler veya egzama kremleri belirtileri yeterince kontrol altına alamıyorsa. Çocuk Alerji Uzmanı, tedaviyi bireyselleştirir ve doğru ilaç kombinasyonunu belirler.
Astım Şüphesi ve Tekrarlayan Akciğer Problemleri: Bir çocukta yılda iki veya daha fazla kez hışıltı, hırıltı veya zatürre teşhisi konuluyorsa, altta yatan alerjik astım olup olmadığının araştırılması gerekir.
Çoklu Alerjik Hastalıkların Birlikteliği (Atopik Yürüyüş): Alerjik rinit, egzama ve astım genellikle birbirini takip eden veya birlikte görülen hastalıklardır (Atopik Yürüyüş). Bu durumların tamamının bütüncül bir yaklaşımla, tek bir Çocuk Alerji Uzmanı tarafından yönetilmesi, hastalığın ilerlemesini önlemek için kritik öneme sahiptir.
Şiddetli Reaksiyon Riski (Anafilaksi): Daha önce besin, ilaç veya böcek sokması sonucu şiddetli alerjik reaksiyon (anafilaksi) geçirildiyse veya fındık/fıstık gibi yüksek riskli besinlere alerji tespit edildiyse, acil durum yönetimi planının oluşturulması için uzmana başvurulmalıdır.
Tanı Netliği İhtiyacı: Alerji testlerinin standart bir laboratuvar tarafından yapılması yeterli değildir; test sonuçlarının çocuğun klinik durumuyla eşleştirilerek yorumlanması, yanlış diyet kısıtlamalarının önüne geçmek adına bir Çocuk Alerji Uzmanının uzmanlığını gerektirir.
Çocuk Alerji Uzmanı Tanı Yöntemleri: Gizemi Çözmek
Bir alerjinin başarılı bir şekilde yönetilmesi, doğru ve kesin bir tanı ile başlar. Çocuk Alerji Uzmanının kullandığı tanı yöntemleri, alerjenin ne olduğunu yüksek doğrulukla tespit etmeyi amaçlar.
Detaylı Öykü Alma (Anamnez)
Tanı sürecinin ilk ve en önemli adımıdır. Uzman, alerjik şikayetlerin ne zaman başladığını, belirtilerin mevsimsel mi yoksa yıl boyu mu sürdüğünü, evdeki hayvan varlığını, sigara maruziyetini ve ailedeki diğer alerji öykülerini (anne-baba ve kardeşlerde astım, egzama vb.) sorarak alerjinin potansiyel nedenlerini daraltır. Bir besin alerjisi şüphesi varsa, besinin alım zamanı ile reaksiyonun başlama zamanı arasındaki ilişki titizlikle incelenir.
Alerji Testleri: Hangi Test, Ne Zaman Yapılmalı?
Alerjiyi tespit etmek için genellikle iki temel test kullanılır: Cilt testleri ve Kan testleri.
a) Deri Prick Testi (Cilt Delme Testi)
Bu test, solunum ve besin alerjilerini tespit etmek için dünya genelinde en sık kullanılan, en hızlı sonuç veren ve güvenilir yöntemdir.
Uygulama Şekli: Genellikle çocuğun ön kolunun iç kısmına standart alerjen özütlerinden birer damla damlatılır. Bu damlaların altındaki cilt, küçük bir iğne ucu (lanset) ile yüzeysel olarak delinir. İşlem ağrısızdır, sadece hafif bir kaşıntıya neden olabilir.
Değerlendirme: Yaklaşık 15-20 dakika sonra, alerjenin damlatıldığı yerde kızarıklık ve kabarıklık (öpül) oluşup oluşmadığı kontrol edilir. Kabarıklığın boyutu, alerjinin derecesini gösterir.
Önemli Not: Bu test için çocuğun testten bir hafta önce bazı antihistaminik ilaçları kullanmayı bırakması gerekebilir. Testin ne zaman ve hangi koşullarda yapılacağına Çocuk Alerji Uzmanı karar vermelidir.
b) Kan Testleri (Spesifik IgE Ölçümü)
Kan testi, alerjene özgü immünoglobulin E (IgE) antikorlarını ölçer.
Ne Zaman Kullanılır? Çocuğun cildinde yaygın egzama varsa ve cilt testi yapılamıyorsa, cilt testinden önce ilaç kesilemiyorsa veya anafilaksi riski çok yüksek olduğu için cilt testi tehlikeli olabilecek durumlarda kan testi tercih edilir.
Avantajı: Test öncesinde ilaç kesmeye gerek yoktur. Ancak sonuçların çıkması daha uzun sürebilir ve sonuçların yorumlanması, tıpkı cilt testinde olduğu gibi, yine bir Çocuk Alerji Uzmanının klinik deneyimini gerektirir.
c) Yama Testi (Patch Testi)
Kontakt dermatit (cilde temas eden maddeye karşı gelişen alerji) ve bazen gecikmiş besin alerjisi tiplerini (özellikle alerjik proktokolit gibi) teşhis etmek için kullanılır. Alerjenler sırta yapıştırılan bantlar yardımıyla 48-72 saat boyunca ciltte bekletilir.
Besin Yükleme Testi (Oral Provokasyon Testi)
Tüm alerji tanı yöntemleri içinde altın standart olarak kabul edilen ve alerjiyi kesinleştiren tek yöntemdir.
Amacı: Kan veya cilt testlerinde alerji çıktığı halde, çocuğun o besini klinik olarak tolere edip etmediğini anlamak veya belirli bir besin alerjisinin geçip geçmediğini kontrol etmektir.
Uygulama: Bu test, anafilaksi riski taşıdığı için kesinlikle tam teşekküllü bir hastane ortamında ve sadece Çocuk Alerji Uzmanı gözetiminde, acil müdahale ekibi hazır bulunarak yapılmalıdır. Çocuğa şüpheli besin, artan dozlarda kontrollü olarak verilerek reaksiyon gelişip gelişmediği gözlemlenir.
Solunum Fonksiyon Testleri (Astım Tanısında)
5-6 yaşından büyük çocuklarda astım tanısını desteklemek ve hastalığın şiddetini belirlemek için kullanılır. Spirometri adı verilen bu test, çocuğun ne kadar hava soluyabildiğini ve ne kadar hızlı dışarı verebildiğini ölçer.
Çocuk Alerjilerinde Tedavi ve Yönetim Stratejileri
Çocuk Alerji Uzmanı tarafından yürütülen tedavi, sadece belirtileri gidermek değil, aynı zamanda alerjinin uzun vadede çocuğun gelişimini ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemesini önlemektir. Tedavi yaklaşımı, alerjenlerden kaçınma, ilaç tedavisi ve immünoterapi (aşı tedavisi) olmak üzere üç ana sütuna dayanır.
Alerjenlerden Kaçınma ve Çevresel Kontrol
Alerjinin türü ne olursa olsun, tedavinin temelini alerjenle teması en aza indirmek oluşturur.
Ev Tozu Akarları: Özel anti-akar kılıfların kullanımı, yatak odasının nem oranının düşürülmesi, halı ve toz tutan eşyaların azaltılması.
Polenler: Polen mevsiminde dışarı çıkış zamanlarının düzenlenmesi, eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması, pencerelerin kapalı tutulması.
Besin Alerjileri: Kesinlikle gerekli olan besinlerin diyetten çıkarılması. Ebeveynlere, özellikle okul ve sosyal ortamlarda, çapraz bulaşmayı önleme ve etiket okuma konusunda detaylı eğitim verilmesi. Çocuk Alerji Uzmanı, çocuğun gereksiz kısıtlamalar nedeniyle beslenme yetersizliği yaşamamasını sağlamak için düzenli takip ve beslenme danışmanlığı sağlar.
İlaç Tedavileri: Belirtileri Kontrol Altına Almak
İlaçlar, alerjik reaksiyonun şiddetini azaltmak ve kronik iltihabı kontrol etmek için kullanılır.
Antihistaminikler: Akut kaşıntı, burun akıntısı ve ürtiker (kurdeşen) tedavisinde kullanılır. Çocuklarda güvenli olan 2. kuşak antihistaminiklerin kullanımı teşvik edilir.
Topikal Kortikosteroidler:
Alerjik Rinit: İntranazal (burun içi) kortikosteroid spreyler, rinit tedavisinde en etkili ilaçlardır. Doğru kullanım tekniği, Çocuk Alerji Uzmanı tarafından öğretilmelidir.
Astım: İnhaler (solunum yoluyla) alınan kortikosteroidler, astım tedavisinin temelini oluşturur. Bu ilaçlar iltihabı baskılayarak astım ataklarını önler. “Kortizon” kelimesinin yarattığı endişeleri gidermek için, Çocuk Alerji Uzmanı, solunum yoluyla alınan düşük dozların güvenliğini detaylıca açıklamalıdır.
Egzama: Topikal (cilde sürülen) kortikosteroid kremler, egzama alevlenmelerini kontrol altına almak için kullanılır.
Oto-Enjektör Adrenalin (EpiPen): Besin alerjisi, arı alerjisi veya ilaç alerjisi nedeniyle anafilaksi riski taşıyan çocuklara reçete edilir. Ebeveyn ve çocuğun (yeterli yaşa ulaştığında) bu cihazı nasıl kullanacağı konusunda Çocuk Alerji Uzmanı tarafından mutlaka eğitim verilmelidir. Bu, hayat kurtarıcı bir müdahaledir.
İmmünoterapi (Alerji Aşısı): Hastalığı Kökten Tedavi Etmek
İmmünoterapi, alerjik hastalığın belirtilerini geçici olarak baskılamak yerine, bağışıklık sistemini alerjene karşı yeniden eğitmeyi amaçlayan, hastalığı tamamen ortadan kaldırma potansiyeli taşıyan tek tedavi yöntemidir.
Kimlere Uygulanır? Genellikle alerjik rinit, alerjik konjonktivit ve bazı astım türleri olan çocuklara uygulanır. Besin alerjilerinde de yeni immünoterapi protokolleri (Oral İmmünoterapi) Çocuk Alerji Uzmanı tarafından kontrollü klinik şartlarda uygulanabilmektedir.
Uygulama Şekilleri:
Deri Altı İmmünoterapi (SCIT): Haftalık veya aylık periyotlarla aşıların cilt altına enjekte edilmesi.
Dil Altı İmmünoterapi (SLIT): Alerjen özütünün tablet veya damla şeklinde dil altına konularak evde kullanılması.
Süreç: Tedavi genellikle 3 ila 5 yıl sürer ve uzun süreli, kalıcı bir iyileşme sağlar.
Çocuk Alerji Uzmanı Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Çocuğunuzun gelecekteki sağlığını emanet edeceğiniz Çocuk Alerji Uzmanını seçerken acele etmeyin. Uzmanın yetkinliği, doğru ve etkili bir tedavi sürecinin garantisidir.
Unvan Kontrolü Mutlaka Yapılmalı: Bir hekimin “Çocuk Alerji Uzmanı” olabilmesi için Pediatrik İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanlığı üst ihtisasını tamamlamış olması şarttır. Pratisyen hekimler, Çocuk Hekimleri veya Dermatoloji Uzmanları tarafından yapılan alerji testleri ve yorumları, bu alandaki derin bilgi eksikliği nedeniyle yetersiz veya hatalı olabilir. Uzmanın diplomasını veya uzmanlık belgesini kontrol etmek, bu hayati süreçteki en önemli adımdır.
Deneyim Alanı: Uzmanın, çocuğunuzun ana şikayeti olan alanda (örneğin; şiddetli besin alerjileri veya zor kontrol edilen astım) deneyimli olup olmadığını araştırın.
Eğitim ve İletişim: Çocuk Alerji Uzmanının, size ve çocuğunuza hastalığı ve tedavi sürecini (özellikle ilaçların doğru kullanım tekniklerini) ne kadar açık ve anlaşılır şekilde açıkladığı önemlidir. Tedavinin başarısı, büyük ölçüde ailenin uyumuna bağlıdır.
Multidisipliner Yaklaşım: Uzmanın, diyetisyen, göğüs hastalıkları uzmanı veya kulak burun boğaz uzmanı gibi diğer branşlarla iş birliği içinde çalışıp çalışmadığına dikkat edin. Alerji, genellikle birden fazla sistemi etkileyen karmaşık bir hastalıktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ebeveynlerin zihnindeki en yaygın sorulara Çocuk Alerji Uzmanı bakış açısıyla cevaplar.
📌 Çocuk alerjileri zamanla geçer mi?
Cevap: Evet, bazı alerjiler özellikle erken çocukluk döneminde başlar ve yaş ilerledikçe, özellikle inek sütü ve yumurta alerjileri, büyük oranda (okul çağına kadar %80-90) geçebilir. Ancak fındık, fıstık gibi ağaç yemişi alerjileri ve solunum yolu alerjileri (astım, rinit) genellikle kalıcı olma eğilimindedir. Bu geçiş sürecinin takibi, diyet kısıtlamalarının güvenli bir şekilde sonlandırılması için Çocuk Alerji Uzmanı tarafından yapılmalıdır.
📌 Alerji testinden önce çocuğun ilaçları kesilmeli midir?
Cevap: Genellikle evet. Deri Prick Testi (Cilt Delme Testi) yapılacaksa, antihistaminik içeren alerji şurupları ve bazı grip ilaçlarının testten 5-7 gün önce kesilmesi gerekir. Aksi takdirde testin sonucu yanlış negatif çıkabilir. Ancak kan testleri için ilaç kesilmesine gerek yoktur. Uzmanınız, hangi ilacın ne zaman kesileceği konusunda size kesin talimatları verecektir.
📌 Astım teşhisi konulan her çocuk spor yapabilir mi?
Cevap: Kesinlikle! Hatta doğru bir astım tedavisi ve kontrolü ile çocukların olimpik düzeyde spor yapması bile mümkündür. Astımın kontrol altında olduğu gösterildikten sonra, spor yapmak akciğer kapasitesini artırarak çocuğun genel sağlığına katkıda bulunur. Önemli olan, aktivite öncesinde gerekli inhaler (nefes açıcı) ilacı kullanmak ve Çocuk Alerji Uzmanı tarafından belirlenen takip planına uymaktır.
📌 Grip ve alerjik rinit arasındaki temel fark nedir?
Cevap: Grip/nezle, viral bir enfeksiyondur, genellikle ateş, vücut ağrısı ve sarı/yeşil burun akıntısı ile başlar ve 7-10 günde düzelir. Alerjik rinit ise bir bağışıklık sistemi tepkisidir; ateş yapmaz, kaşıntı ve şeffaf/sulu burun akıntısı tipiktir ve alerjen maruziyeti devam ettiği sürece haftalarca hatta aylarca sürebilir.
Çocukluk çağında alerjik hastalıklar, sadece geçici bir rahatsızlık değil, çocuğun uzun vadeli sağlığını ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kronik durumlardır. Bu kapsamlı rehberde detaylarıyla gördüğünüz gibi, alerji semptomlarını doğru tanımak, doğru teşhis yöntemlerini kullanmak ve modern, bütüncül bir tedavi planı uygulamak, çocuğunuzun sağlıklı ve kısıtlamasız bir hayat sürmesi için hayati önem taşır.
Unutulmamalıdır ki, alerji, her çocuğun bağışıklık sisteminde farklı bir seyir izler. Bir çocuğa iyi gelen tedavi, diğerine fayda sağlamayabilir. Bu karmaşık durumu çözmek, kişiye özel tanı ve tedavi protokollerini belirlemek, alerjenlerden korunma stratejilerini en doğru şekilde öğretmek ve alerji aşısı gibi ileri tedavileri yönetmek, yalnızca Pediatrik İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı unvanına sahip hekimlerin yetkinlik alanıdır.
Eğer çocuğunuzda sık tekrarlayan solunum yolu sorunları, inatçı egzama veya besinlere karşı şüpheli reaksiyonlar görüyorsanız, en kısa sürede bir Çocuk Alerji Uzmanına başvurmak, hem doğru teşhisi almanızı hem de çocuğunuzun kronik bir hastalığa dönüşebilecek durumları en erken aşamada kontrol altına almanızı sağlayacaktır. Çocuk Alerji Uzmanı, çocuğunuzun sağlıklı nefesi ve geleceği için en büyük güvencenizdir.


